Kapitalist sistem ve onun ideojilerinden biri olan ulus devlet teorisi git gide zayıflamaktadır

Kapitalist sistem ve onun ideojilerinden biri olan ulus devlet teorisi git gide zayıflamaktadır

Zayıflayan sistemler kendisini kurtarmanın yolunu faşizmi kurumsallaştırmakta aramaktadır. Bundan kaynaklı faşizm bir yaşam biçimi haline getirilmek isteniyor ve toplumlara bu yaşam tarzı dayatılıyor. Amerika’da son dönemde gelişen ırkçı saldırılar bu temeldedir. Almanya’da git gide yayılan şoven duygular bu temeldedir. Faşizmin en güçlü temsilciliğini yapan ise AKP-MHP faşist blokudur. Faşist blok başta kürt özgürlük hareketi olmak üzere tüm devrimci hareketleri ve demokratları tasfiye etmeyi planlamaktadır. Bu planı yürütürken uyguladığı politika ise soykırım politikalarıdır. Toplumsal soykırım hedeflenmekte ve bu şekilde toplumsal bilinç ve toplumsal kültür yok edilmek isteniyor. Taciz ve tecavüz bir devlet politikası haline getiriyor devletin resmi kurmayları tarafından bu durum meşru gibi görülüp savunuluyor. Her gün saray çete başına karşı haklarını savunan yurtseverler ve devrimciler siyasi soykırım operasyonları tarafından sindirilmek isteniyor. Ankara’da kendi anadilinde şarkı dinlediği için bir kürt genci sokak ortasında katlediliyor. Ayrıca devrimin motor gücü olan Rojava’ya ve özgürlük alanları olan medya savunma alanlarına yönelik saldırılarını ara vermeden devam ediyor. Teknik gücüne güvenen saray çeteleri DAİŞ eli ile yapamadığını bu sefer kendisi yapmaya çalışıyor. Faşizmi artık toplumun tüm yaşam alanlarını hedeflemektedir. Toplumun tüm yaşam alanları hedefleniyorsa buna karşı geliştirilecek direniş de ancak toplumun tüm alanında gerçekleşerek olabilir. Toplumsal direniş de öncülük noktasında gençlik ve kadın hareketlerinin önemi ve misyonu çok büyüktür.

Bu temelde mücadele eksenine sorumlu yaklaşan, gençliği örgütlediği kadar diğer toplumsal kesimleri de örgütlemeye ve eğitmeye yönelen gençlik hareketi bir toplumsal öncü haline gelir. Bu noktada farklı gençlik örgütlerinin birleşik bir gençlik hareketini ortaya çıkartmaları da önemlidir. Toplumu eğitip, örgütlemek; gençliği eğitip, örgütlemek önemli bir görev, her hareket kendisini en geniş gençlik kitlelerini eğitir, örgütler haline getirmeli. Toplumun değişik kesimlerine karşı görevlerini yerine getirmeli ama var olan başka devrimci-demokratik-yurtsever gençlik örgütleriyle, hareketleriyle de kesinlikle faşizme karşı direnişte bir ortaklık, birlik yaratmalı. Gençliğin birleşik direniş hareketini ortaya çıkartmalı. Anti-faşist birleşik cephesini oluşturmalı, gençlik cephesini oluşturmalı, gençliğin birleşik devrim hareketini yaratmalı. Yani faşizme karşı birleşik direniş cephesi, anti-faşist direniş hareketi, gençliğin birleşik demokratik cephesi; aynı zamanda faşizmin alternatifi olarak demokratik devrimi ön görmek, dolayısıyla gençliğin birleşik devrim hareketini ortaya çıkartmak, birleşik devrimci gücünü yaratmak gerekiyor. Bu hem faşizme karşı direnişin daha güçlü, etkili verilebilmesi açısından gerekli hem de faşizmin bir alternatifinin oluşturulması açısından, dolayısıyla kitleleri faşizmi yıkmaya daha güçlü yönlendirebilmek, faşizmi yıkarken alternatif olan demokratik sistemi anı anına örüp, geliştirebilmek açısından gerekli.

Faşizme karşı mücadele bir demokratik devrim mücadelesidir. Faşizmin alternatifi demokratik devrimdir. Demokratik devrimi ön görmeyen, bir demokratik sistemi hedeflemeyen, anti-faşist duruş ve mücadeleler hiçbir zaman sonuca gidemezler, kalıcı olamazlar, zafer kazanamazlar. Faşizme karşı dururlar, mücadele ederler ama faşizmi yıkamazlar, zafer kazanamazlar. Ancak faşizme karşı mücadeleyi, direnişi bir demokratik devrimle birleştiren, o hedefe bağlayan güçler faşizmi yıkabilirler. Faşizme karşı direnişi zafer kazanma düzeyine vardırabilirler. Bu bakımdan da direnmek lazım, birlik olmak gerekli, ama bir de demokratik alternatif oluşturmak gerekli. Demokratik devrimi ön görmek gerekli. Bu çerçevede bütün gençliğin birleşik gençlik hareketini yaratmak lazım. Anti-faşist direnişte birleşik devrimi ön görmede kesinlikle gençliğin birleşik anti-faşist gücünü, direnme gücünü, devrim gücünü mutlaka yaratmak lazım. Bu, faşizme karşı direnişin gelişmesi açısından kitlelerin faşizme karşı direnişte daha güçlü bilinçlendirilip, örgütlendirilmesi açısından gereklidir.

Birleşik bir gençlik hareketinin her şeyden önce gençlik örgütlerine, kadrolarına büyük bir moral vereceği, faşizme karşı mücadeleye daha güçlü seferber edeceği kesindir. Yine birleşik bir gençlik hareketinin tüm gençlik kitlelerine büyük bir moral, coşku, heyecan vereceği, onlara güven aşılayacağı, onları daha fazla birlik, örgütlenme ve eyleme seferber edeceği tartışma götürmezdir. Benzer durum bütün toplumsal kesimler açısından da geçerli. Daha önce ifade ettik gençlik hareketleri sadece gençliği eğitip, örgütleyen, eyleme çeken güçler değiller; aynı zamanda bütün anti-faşist güçleri toplumsal kesimleri, ezilenleri eğitip, örgütlemek ve eyleme çekmekle sorumludurlar. O halde birleşik gençlik hareketinin gençlik kadrolarında, örgütlerinde, gençlik kitleleri içerisinde son derece olumlu, motife edici etkisi olduğu gibi, tüm anti-faşist güçler üzerinde, değişik toplumsal kesimler üzerinde, tüm ezilenler üzerinde de oldukça motife edici, bilinçlendirici, örgütleyip faşizme karşı daha fazla sevk edici bir etkisi olacaktır. Çünkü faşizme karşı mücadele bir devrim mücadelesidir. Demokratik devrim mücadelesidir. Faşizmi yıkma, devrimci demokrasiyi kurma mücadelesidir. O halde böyle planlanırsa, örgütlendirilip yürütülürse ancak amaca ulaşır.

Doğru buysa, gerçek böyleyse, faşizmi yıkacak, devrimci demokrasiyi kuracak bir mücadele için de daha büyük örgüt gerekir, güç gerekir, motivasyon gerekir. Bu ancak birlikle olur, ittifakla olur, en geniş kitleleri eğitip, örgütleyerek seferber etmekle olur. Faşizme karşı olan herkesi birleştirip anti-faşist direniş içerisine çekmekle, faşizme karşı eyleme sevk etmekle olur. Bu doğrultuda atılacak her türlü birlik-ittifak adımı birleşik mücadele adımı tüm anti-faşist mücadele güçleri üzerinde her zaman olumlu etki yapar, onlara güç, güven, inanç, iddia verir. Bu da onların daha fazla bilinçlenmesini, örgütlenmesini ve eyleme sevk olmasını getirir. Bunu yapabilecek gücümüz ve öncü şehitlerimizin direniş örnekleri de vardır. Nubar Ozanyan yoldaş DAİŞ karanlığını Rakka’da özgürlük sloganları ile parçaladı. Serakaniye’de türk faşist çetelerine karşı Baran Serhat yoldaş özgürlük şarkılarını söyleyerek özgürlük ateşini büyüttü. Gencecik yaşında yaşamın nasıl yaşanması gerektiğini Ceren Güneş yoldaş gülüşü ve isyanı ile gösterdi. Gençliğin öncü komutanı Baran Mawa arkadaş kararlığı ve inancıyla faşizme karşı mücadelenin nasıl bir şekilde olacağını gösterdi. Artık sıra bu mirası alan biz devrimci gençlerde özgürlük isyani ve ateşini büyütüp faşizme tarihinin en büyük darbesini vurma günüdür.