Zilan Çizgisi; Büyük Özgür ve Anlamlı Yaşamın Yaratılmasıdır

Zilan Çizgisi; Büyük Özgür ve Anlamlı Yaşamın Yaratılmasıdır

Haziran ayı, Kürdistan devrimi ve özelde de özgür kadın mücadelesi açısından tarihsel bir anlam ve önem taşıyan ‘fedailik hakikatini’ ifade etmektedir. 30 Haziran 1996 tarihi; bu hakikatin vücut bulduğu Dersim topraklarında tarihi değiştirme gücünü sergileyen Zilan (Zeynep Kınacı) yoldaşımızın, düşmanın beyninde gerçekleştirdiği eyleminin tarihi olmaktadır. Şahadetinin 24. yılını tamamlayıp, 25. yılını karşıladığımız büyük kadın komutanımız olan Zilan yoldaşımızın anısı önünde saygıyla, minnetle eğiliyoruz. Bir kez daha onun kadın ve halk devrimimizin temelini oluşturan; büyük ve anlamlı yaşam arayışına cevap olma sözümüzü yineliyoruz.

Büyük devrimler tarihi bizlere çok büyük tecrübeler kazandırırken, aynı zamanda büyük dersler de vermektedir. Tarihsel değişim ve dönüşüm süreçleri boyunca her sosyalist-devrimci hareket, ilkesel çizgisi temelinde yürüdükçe, bu çizgisinden şaşmadıkça, kendini buna göre eleştiri ve özeleştiriden geçirerek yenileyip donattıkça tüm zorluk ve imkansızlıklara rağmen adımlarını güçlü atmasını bilmiştir. Devrimsel hareketlerin yürüdükleri yolu, temsil ettikleri çizgiyi, kendilerini adadıkları ilkeleri yaratanlar kuşkusuz şehitlerdir. Her devrimci, her militan, her önder kendilerini, yaşamlarını, yaptıklarını, yürüyüşlerini bu devrimlerin esas sahipleri olan şehitler gerçeğine vurarak anlamlandırırlar.

Şehitler gerçeğinde her şehit, son sözünü, son nefesini onurluca vererek; kendini adadığı ideolojinin, siyasetin, yaşamın büyüklüğünü, haklılığını, başarısını kanıtlamıştır. Bu anlamda ölüme gidişten bahsedilemez, yaşam döngüsünün devamlılığını omuzlayan, bunu kendinde sürdüren bir yaşamsal hakikatten bahsedilebilir.

Reber Abdullah Öcalan bu noktada ‘Şahadetlerin çizgisinde yürümesini bilmeyenlerin eylemleri, zaferleri fazla anlamlı olamaz ve hatta tehlike içerir’ demektedir. Devrimciler için şahadetlerin anlamı, değeri oldukça ağır olduğundan, onu omuzlamak, onu taşımak devrimci sorumlulukların en ağırı olduğu kadar, en değerlisi de olmaktadır. Devrim yolunda verilen şahadetlerin gereklerine göre yaşamak, yaşamların en zoru olduğu kadar, en onurlusu, en anlamlısı olmaktadır.

Zilan yoldaşın, Kürt kadını ve Kürt halkının PKK öncülüğünde yükselen özgürlük mücadelesi açısından taşıdığı anlam tarihsel değerdedir. Sömürgeciliğin beyninde kendini patlatan Zilan yoldaş, aynı zamanda Kürt kadın ve halk özgürlük mücadelesi açısından şehitlere cevap olmaya engel olan tüm geriliklere de büyük bir darbe vurmuştur. Zilan yoldaşın, Dersim şehir merkezinde askeri tören yapan Türk ordusuna karşı gerçekleştirdiği fedai eylem, büyük düşünmenin, büyük hissetmenin, büyük planlamanın ve bunları kararlı bir şekilde eyleme geçirmenin ifadesi olmuştur. Bu anlamda Zilan yoldaş, kadın ve halk devrimimizde ‘ilkeli yaşam, kendini adama ve kadın önderliğini yaratma’ çizgisi olmayı başarmıştır. Öyle ki, Zilan yoldaşın Kürdistan’daki mücadeleyi olduğu kadar, kadın ordulaşması üzerinde büyük bir etki yaratmış, Kürdistan’da hamlesel mücadele sürecini gerilladan başlayarak başlatmıştır.

Zilan yoldaş eylemini tek başına, kendi inisiyatifiyle kendisi planlamış, büyük bir öz disiplin temelinde eyleme geçirmiştir. Bu anlamda her devrimciye şu çağrıyı yapmıştır: ‘Devrimsel süreçlerde mücadele koşulları ne kadar zorlu olursa olsun, düşman ne kadar hakim olursa olsun ‘olmaz, yapılamaz’ diye bir şey yoktur.‘ Devrimsel süreçlerde düşmanın ezilenlerin düşüncelerinde ve yüreklerinde en çok yaymak istediği hastalık ‘Olmaz teorisi’dir. İşte Zilan yoldaşın duruşu, fedailiği bu teorinin, hakikatin gücü-ne dayanılarak yerle bir edilmesidir. Devrimler kaos-kriz süreçlerinde, imkansız denilenin başarılması demektir. Bu anlamda Zilan yoldaş 20. yy devrimci-fedai çizgisini ve mücadele tarzını 21. yy’a taşırmayı başaran kadın öncümüz olmaktadır. Bu anlamda bakıldığında Zilan yoldaşın eylemi sadece askeri bir başarıyı ifade etmemekte; ideolojik, siyasi, kültürel, ahlaki,toplumsal zafer gerçekliğinin kendisi olmaktadır.

Zilan yoldaş bunu nasıl başarmıştır? Zilan yoldaşta kendini feda etme duruşu sadece eylemsel olmamıştır. Kürdistan’da inşa edilen devrimsel sürece, onun Önderlik gerçeğine devrimin gerçekleştiği kadın ve toplumsal hakikatle çok güçlü bağ kurmayı başarmıştır. ‘Çizgiye bağlılık’ budur. Her devrimci ilkeyle kurduğu bağ, fedai kişiliğini yapılandırmıştır. Kendini komple bir anlam gücü ve kaynağı haline getirmeyi bilmiştir. Sistemin tüm küçüklüklerini kendinde yenmeyi bilmiştir. Öncelikle egemenlikçi-iktidarcı-sömürgeci sistemin tüm alışkanlıklarına, tarzlarına, anlayış, duygu ve düşünce yapılanmalarına tenezzül etmemiştir.

Devrimi, devrimciliği, özgür kadın yaşamını bir mecburiyet olarak değil, büyük ve anlamlı yaşam arayışının temel gerekçesi yapmıştır. Öncelikle düşüncede, iradede, duygularda fedailiğini zafere götürmeyi bilmiştir. Bu nedenle, Zilan yoldaş eylemini yapma nedenini ifade ederken ‘Büyük ve anlamlı bir yaşama ulaşmak istediğini’ belirtmiştir.

Kadın özgürlük mücadelesi tarihimizde Sakine Cansız (Sara), Gülnaz Karataş (Beritan), Binevş Agal (Berivan), Sema Yüce (Serhildan) ve binlerce kadın yoldaşımız Zilan yoldaşın temsil ettiği ideolojik kadın önderliği çizgisinin yaratıcılardır. Bu kadın önderlerimiz Kürdistan ve Ortadoğu kadın devrimci kişiliğinin inşasında örnek kişilikler olmuşlardır. Net duruş ve net kişilikleriyle ideolojik moral ve motivasyonda, devrimci cesarette herkesi büyütecek güç kaynakları olmuşlardır. Kadın yoldaşlıkları, kadın ve halk gerçekliği onlarla büyümüştür. Onların çağrıları büyük yaşam tutkusu olmuştur.

Zilan yoldaş bu anlamda, kadın özgürlük mücadelemiz açısından bir ufuk olmuştur. Kadının beynini, yüreğini özgürlüğe açmıştır. Tüm bencillikleri yerle bir etmiştir. Kadın açısından küçük amaçlar için değil, büyük amaçlar için yaşamanın nasıl olması gerektiğini öğretmiştir. Kadının tarihsel olarak tüm sömürülerin merkezinde yer alan‚ emeğini‘ özgürleştirmek için nasıl düşünmesi, nasıl bilmesi, nasıl sevmesi, kısaca nasıl yaşaması gerektiğinin dili ve eylemi olmuştur. Bu anlamda Zilan yoldaş kadın ve toplumsal devrimin fikri, dili ve eylemi olmayı başarmıştır.

Zilan yoldaşı, her kadın devrimcinin yaşamsal kılma görevi bulunmaktadır. Onun patlattığı bombaları geri zihniyete, köleliğe karşı yaşamın her alanında patlatmak önemlidir. Her devrimci kadın yaşamda zaferi yaratarak, düşmanı, her türlü egemenlikçi ilişkiyi, dayatmayı paramparça etmeyi bilmelidir. Örgütlenmede, özgün kimliğini ve varlığını korumada, kadını devrim öncüsü yapmada Zilan kararlılığını, inancını, yaratıcılığını, disiplinini, coşkusunu, aşkla özgürlüğe sarılma gücünü göstermeyi bilmelidir. Büyük devrimleri, büyük değişim ve dönüşümleri ancak bu ilkeleri kişilik ölçüleri haline getirenler yaratabilirler.

Zilan yoldaşın, özgürlük‘ istemi çok görkemlidir, çok çarpıcıdır. Binlerce yıldır bastırılmak istenilen kadının sesinin, tarihin derinliklerinden yükselen çığlığıdır adeta. Zilan yoldaş için ‘Olacaksa bir yaşam özgür olmalıdır.‘ Onda özgürlüğe ikiyüzlüce, bencilce, mülkiyetçi temelde yaklaşan tüm kadın ve erkek geriliğine tepki çok güçlüdür. Kadın ve erkek arasındaki köle yaşamlara, köleci-iktidarcı ilişkilere, ölçülere ve inşa edilen kurumlara bir darbedir. Bu anlamda kesin ve özgür bir yeni yaşam arayışıdır. Zilan yoldaş bu anlamda, Reber Öcalan‘ın ‘Hakikat aşktır, aşk özgür yaşamdır‘ belirlemesinin ispatıdır.

Zilan yoldaşa cevap olmak, ideoloji, siyaset sahibi olmayı gerektirmektedir. O, devrime kalkan tüm kadınlar ve halklar için kesin özgür yaşama ve başarma emridir. Başarı ve devrim yürüyüşünün zafere kadar kesintisiz sürdürülmesi ile Zilan yoldaşa ve onun temsi ettiği şehitler çizgisine bağlı kalınabilir.

Zilan yoldaşın verdiği emir; Büyük yaşayacaksın, büyük düşüneceksin, büyük başaracaksın‘dır. Bu temelde iktidar-sömürü güçlerinin bizlere layık gördükleri ölüme değil, bütün şehitlerimizin emrettiği özgür yaşama koşmaktır.

Zilan çizgisi, bugün Kürdistan‘da, Anadolu‘da, Mezopotamya‘da, Ortadoğu‘da evrenselleşiyor. Bu çizgi; eskiye dair herşeyi, köle kadını, egemen erkeği öldürmüştür. Şimdi kadının sosyalist emeği temelinde yeni, özgür, anlamlı yaşamın yaratım günlerindeyiz.

Bugün Zilan çizgisiyle buluşan ka-dınlarla faşizm, sömürgecilik, iktidar-cılık yerle bir ediliyor. Zilan yoldaşı en doğru ve en güzel anmak, anlamak da bu olmaktadır.