Mayıs’ta güneşe uğurladıklarımızı anıyoruz

Mayıs’ta güneşe uğurladıklarımızı anıyoruz

Mayıs ayı Türkiye Devrimci Hareketi ve Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketi açısından önemli bir yerde durmaktadır. Mayıs ayı şehitler ayıdır. Türkiye komünist ve devrimci hareketinin, Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketinin önderliklerini, önemli kadrolarını güneşe uğurladığımız aydır.

1966 yılında Çin’de gerçekleşen Büyük Proleter Kültür Devrimi (BPKD) dünyada işçi sınıfı ve gençlik içerisinde yankısını buldu. Fransa’dan başlayan Avrupa’ya ve dünyaya yayılan eylemlilikler gerçekleşti. İşçiler grevler ve fabrika işgalleri gerçekleştirirken öğrenci gençlik de üniversitelerde boykotlar, mitingler, işgaller gerçekleştirdiler. Tüm dünyada işçiler, emekçiler, gençlik özgürlük, devrim ve sosyalizm türküleriyle, marşlarıyla sokakları, meydanları doldurdular.

BPKD’nin Çin’de gürleyen top sesleri Türkiye’de de işçi sınıfı ve gençlik içerisinde yankısını buldu. Türkiye’de işçi sınıfı grevler, fabrika işgalleri gerçekleştirdi.Yüz binlerce işçi hakları için fabrikaları boşaltarak yürüyüşler gerçekleştirdi. Polis barikatları özgürlük marşları eşliğinde parçalandı. 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi gerçekleşti. Öğrenci gençlik üniversitelerde boykotlar, işgaller gerçekleştirdiler. Köylülerin toprak işgallerinde köylülerin yanında, birlikte mücadele yürüttüler. Çay, tütün v.b. mitinglerde üreticilerle birlikte yürüdüler.

TC kurulduğundan bu yana sol adına hareket eden reformist, parlamentarist, revizyonist anlayışa karşı silahlı devrimci bir çıkış yaşandı. Bu 71′ silahlı devrimci çıkış üç ana damardan besleniyordu.

Bunlardan Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)nun önderlikleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan 1972’nin 6 mayıs şafağında darağacında ölümsüzleştiler. Deniz Gezmiş’in darağacında son sözleri ” Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği ”oldu.

71′ devrimci silahlı çıkışın bir diğer ana damarı Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’dir. Mahir Çayan önderliğindeki bu devrimci yapı THKO’nun önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın idamını engellemek için Ünye’deki NATO üssünden yabancı görevlileri kaçırdılar. Kızıldere köyünde  köylülerin ihbarı sonucu TC’nin silahlı güçleriyle girdikleri çatışmada Mahir Çayan ve dokuz yoldaşı şehit düştü.

71′ silahlı devrimci çıkışın en önemli ana damarı da TKP-ML’dir. İbrahim Kaypakkaya önderliğindeki bu yapı resmi ideoloji Kemalizm’le hesaplaşma içerisine girmiş, onun sınıfsal yapısını inceleyerek  faşist diktatörlük olduğunu ortaya sermiş, Türkiye’de Kürt ulusal sorununun çözümü konusunda Leninist tezleri ortaya koyarak Kürt ulusunun özgürce ayrılma hakkını programına ( beş temel belge ) koyarak tarihi bir duruş sergilemiştir. TKP-ML’nin önderi İbrahim Kaypakkaya 1973’ün ocak ayında Dersim’de TC’nin silahlı güçleriyle bir çatışma sonrasında bir ihbar sonucu yakalanmış ve Amed zindanlarında 3 aydan fazla bir süre işkenceden sonra katledilmiştir. İbrahim Kaypakkaya’nın işkencedeki komünist tavrından dolayı ” ser verip sır vermeyen yiğit ” olarak anılmasının nedeni olmuştur. İbrahim Kaypakkaya TC devlet gerçekliği hakkında hiç bir yanılgıya ve tereddüte bırakmayarak bu güne ışık tutacak gerçek tahlil yaparak yol gösterici rolü oynamıştır.

Dünya işçi sınıfının birlik , mücadele ve dayanışma günü olan 1 mayıs kutlamalarına faşist Türk devleti saldırarak katliamlar düzenlemekten geri kalmamıştır. 1976’nın 1 mayıs etkinliğinden hemen sonra TKP-ML üyesi Mehmet Kocadağ gözaltına alınarak katledildi.

1 mayıs 1977’de Taksim’de gerçekleştirilen  mitinge saldıran mit, kontrgerilla 37 devrimciyi katlettiler. 1 mayıs 1989’da Mehmet Akif Dalcı,

1 mayıs 1996’da Hasan Albayrak, Dursun Odabaş, Yalçın Levent ve daha niceleri 1 mayısı kanlarıyla kızıllaştırarak toprağa düştüler.

Mayıs ayında yitirdiklerimizden Ermeni halkının yiğit evladı, TKP-ML üyesi Orhan Bakır (Armenak Bakırcıyan )13 mayıs 1980 yılında Dersim’de TC güçleriyle girdiği çatışmada şehit düştü.

1970’lerin ikinci yarısıyla birlikte örgütlenmeye başlayan Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketinin kurucu kadrolarından Haki Karer 1977’nin

18 mayısında Antep’te şehit edildi. Haki Karer, 1972’lerden başlayarak Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketinin örgütlenmesinde yer alan önemli kadrolardan biriydi. Hakkı Karer aynı zamanda PKK’nin ilk şehididir.

12 eylül 1980’de Askeri Faşist Cuntanın ( AFC ) iktidarı döneminde Kürdistan’da gerçekleştirilen askeri operasyonlarda, çatışmalarda pek çok Kürt Ulusal Kurtuluş Hareketinin üyesi tutuklanarak hapishanelere dolduruldu. Amed zindanında tutuklu bulunan PKK merkez komite üyesi Mazlum Doğan  hapishanedeki baskı ve işkencelerin durdurulması, teslim alınmaya barikat olmak için 21 mart 1982’de (Newroz’da) kendisini meşaleye  dönüştürerek Amed zindanını aydınlatmış, ölümsüzler kervanına katılmıştır. PKK merkez komite üyesi Mazlum Doğan’ın bu eyleminin hemen ardından/kısa bir süre sonra 18 mayıs 1982’de Ferhat Kuntay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin, Necmi Öner Amed zindanında her türlü işkence ve teslim alma politikaları karşı üç kibrit çubuğuyla kendilerini ateşe vererek Amed zindanını aydınlatan meşalelere dönüştüler.

Şehitlerimiz bize en zor şartlarda bile olunca faşizme karşı kararlılıkla direnmeyi ve düşmanı yenmeyi emrediyor. Faşizmi yenmenin ancak silahlı mücadeleyle ve devrimle mümkün olduğunu öğretiyor.

Şehitlerimizi anmak, onların mücadelelerini bıraktıkları yerden omuzlayıp ileri taşımaktır.

Şehitlerimizi anmak, devrim mücadelesini yükseltmektir.